Danteller.çeyizlerimizin vazgeçilmezleri.annelerimizin göz nuru, ninelerimizin mirası.zaman ne zaman olursa olsun dantelin zamanı hiç geçmez.dantel meraklıları için çok beğendiğim bir örneği burada sunmak istedim.

dantel sevmeyenlerin bile hoşuna gideceğini düşünüyorum.çünkü bu örnek çok değişik ve güzel.

 

Cilt temizliğinin püf noktaları…
İyi bir yüz temizliği, ciltteki yağın kirlenen kısmını ve fazlasını arındırmalı ancak tümünü silip süpürmemelidir.

Bütün bir yıl yaz mevsimini bekliyoruz. Ama hepsi iki aydan ibaret ve hemen geçip gidiyor. Eylül ayını yarıladık bile! Havada tatlı bir serinlik ve rüzgar hakim. Yağmur ise yağdı yağacak. Sonbahar evimize ve kendimize döndüğümüz bir mevsim. Zaten sıcaktan kaçmaya çabaladığımız hareketli bir dönemden sonra, biraz dinginliğe ve bakıma ihtiyacımız var. Şimdi sağlık sorunlarımızla ilgilenmenin, yavaş yavaş cildimizi ve yıpranan saçlarımızı toparlamanın zamanı geldi. Güneşin pırıltısı biraz daha azalınca derin bakımlara geçebiliriz.

CİLDİNİZİ TEMİZLEYİN

Eylül başı temizlik dönemidir. Bir seyahatten sonra eve döndüğünüzde ne yaparsınız? Önce evinizi toparlar ardından valizlerinizi boşaltıp son olarak da çamaşırlarınızı yıkarsınız. Bunlar, cildimiz için de geçerlidir. Cilt bakımında ilk adım, günlük temizliktir. Her sabah ve her akşam olmak üzere, günde iki defa cildimizi özenle temizlemeli ve tonikle silmeliyiz. Ardından nemlendiricimizi sürebiliriz. Birçok insan makyaj yapmayı ihmal etmez ancak cilt temizliğine gereken özeni göstermez. Oysa makyaj yapılsa da yapılmasa da, yüzünüzün düzenli olarak günlük birikimlerden arındırılması gerekiyor.

KURU CİLTLERE KREM

Yağlı ciltlerde jeller ve losyonlar, kuru ciltlerde kremler tercih edilir. Bu tip ürünlere, genel olarak “temizleme sütü” adı verilir. Bu tip temizleyiciler, özellikle kıl köklerinde bulunan sertleşmiş sebumun (cildin yağ salgısı) ve sebuma bulaşmış olan kir ve makyaj artıklarının temizlenmesinde çok etkilidir. Bu açıdan derin bir temizlik sağlarlar. Temizleme kremlerinde daha fazla yağ (%40-50) losyonlarda ise daha az yağ (%10-25) bulunur. Yağlar, ciltteki yağı (sebum, yağ ve makyaj artıkları), su ise suda eriyebilen maddeleri çözer. Kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler ise tonikli pamukla silinerek temizlenir. Göz çevresindeki deri çok hassastır. Bu nedenle daima özel bir temizleyici tercih edilmeli ve göz çevresine çok nazik davranılmalıdır.

MİKROFİBER KUMAŞLAR

Cilt temizliği veya hafif peeling için özel olarak imal edilen mikrofiber kumaşlar ve eldivenler oldukça etkili bir şekilde temizliği tamamlarlar. Onları sadece su ile ıslatarak kullanırsanız, daha önce özenle temizlediğiniz yüzünüzden hala kir çıktığını fark edersiniz. İçinde hiçbir kimyasal olmadığı için en hassas ciltlere bile uygulanabilir. Her yerde bulunmuyor ama rastlarsanız hem yüzünüze hem de vücudunuza uygulayabilirsiniz.

TONİK TEMİZLİĞİ ÖNEMLİ

Cildin günlük bakımı yapılırken ikinci adım, kalan son artıkları arındıran ve gözenekleri sıkıştırmaya yarayan tonik uygulamasıdır. Temizleme kremleri ve losyonlar, sabunlar ve jeller ciltteki yağı ve suda eriyebilen maddeleri çözdükten sonra, kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler tonikle silinerek temizlenir. Tonik, özel bir solüsyondur. Genellikle su ve alkol ile hazırlanır. Bazı toniklerde salisilik asit, portakal çiçeği kolonyası, gül suyu veya daha farklı maddeler de kullanılır. Tonik seçerken alkolsüz olanları tercih edin. Sade gül suyu ve maden sodası gayet iyi toniklerdir.

GÖZENEKLERİ TEMİZLEYİN

Gözeneklerin sıkışması aslında hatalı bir ifadedir. Çünkü gözeneklerin kas yapısı yoktur. Bu nedenle de açılıp kapanması veya sıkışıp gevşemesi söz konusu değildir. Ancak biriken kirler ciltteki gözenekleri tıkayarak zorlar ve genişlemesine yol açar. Tonikler bunları temizlediği için gözenekler tekrar normal boyutlarına dönerler. Tonikler düzenli olarak kullanıldığında gözeneklerin açılmasına pek fırsat kalmaz. Öte yandan, toniklerin içinde bulunan maddeler cildi biraz tahriş ettiği için dokular hafifçe şişer. Bu tepki gözenekleri geçici bir süre için sıkıştırır. Tabii bu yapısal bir değişiklik değildir, kısa süreli bir toparlanmadır.

 

Estetik burun ameliyatı, dünyada kadınların da erkeklerin de en çok yaptırdığı operasyon. Bunun nedeni burnun yüzün tam ortasında olması ve en ufak hata veya oransızlığın bile dikkati çekmesi. Burunda yapılacak düzeltme ise yüz görümünü son derece olumlu etkiliyor. Ama dikkat edin! Çünkü güzel burun estetiği, hokka burun değil, doğuştan gelen güzel burun gibi kişinin kemik ve kıkırdak yapısına uygun, normal anatomiyi bozmadan sadece kusurların giderildiği bir operasyon olmalı. Bu konuda merak edilenleri Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu yanıtlıyor. – Burunlarını düzeltmek isteyenlere en erken hangi yaşta müdahale edilebilir? Müdahale yaşı 18 olmakla beraber, aşırı bozukluk olan ve psikolojik travma yaratan durumlarda 17 yaşından itibaren burun estetiği yapılabilir.
- Ameliyata uygun adaylar kimler?
Burun estetiğine en uygun adaylar ince uzun burnu olup burun sırtında kemik olan veya burun ucu uzun olan beyaz ince ciltli kişilerdir. Bunlarda burun estetiğinden çok güzel sonuç alınır. Patates burun dediğimiz burun ucu iri derisi yağlı ve kalın aynı zamanda koyu renkli olanlarda mükemmel sonuç almak çok zordur. Bunlarda da şekil olarak düzeltme sağlanır ama mükemmeli yakalamak çok zordur.

- Yüze gidecek burnun seçimi nasıl yapılıyor?
Yapılacak olan yeni burnun şekli ve büyüklüğü yüzle uyumlu olmalıdır, aşırı kalkık çok kavisli burunlar natürel olmadığı için tercih edilmemelidir. Mümkün olduğu kadar natürel, ilk bakışta yapıldığı belli olmayan burunlar yapılmalı. Burnun ölçüleri yüzün diğer bölgelerinin ölçüleriyle orantılı ve uyum içerisinde olmalıdır. Dijital kameralar ve bilgisayarlardaki image programları bize, yüze gidecek ideal burnu bulmakta da yardımcı oluyor.Şöyle ki kişinin karşıdan ve profilden çekilen resimleri image programında çeşitli şekillerde düzeltilerek hem yüze en uygun burun bulunuyor hem de ameliyat olacak kişiye ameliyattan sonra nasıl bir buruna sahip olacağı gösterilmiş oluyor. Ayrıca bu arada hastanın tercihi de değerlendirilerek doktor tarafından gerekli bilgiler veriliyor ve birlikte yapılacak şekil hakkında karar veriliyor.

Deniz Akkaya Burnu” Revaçta

- Burun estetiği yaptırmak için gelenlerin önünüze bir resim koyup, “burnumun böyle olmasını istiyorum” gibi talepler oluyor mu? Oluyorsa bu talepleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çok zaman oluyor veya benim burnumu falanca artistin burnuna benzetin diyorlar. Türkiye’de en çok Deniz Akkaya’nın burnuna benzemesini istiyorlar. Ben buna şöyle cevap veriyorum: “Her burundan istediğiniz gibi bir burun yapmak mümkün olmadığı gibi (ancak uygun olması şartıyla yapılabilir), mümkün olsa bile gözler kaşlar yanaklar ve çene gibi diğer yüz elemanları aynı olmadığından bu kişide Deniz Akkaya’nın burnu belki de iyi durmayacaktır. Mümkün olan vakalarda tıpatıp aynı olmasa da kişinin yüzüne gidebilecek aynı bir tip yapabiliyoruz. Fabrikadan çıkmış gibi bütün burunların aynı olması da natürel olmayan bir görüntü verebilir.

- Ameliyat süreci hakkında bilgi verir misiniz?
Ameliyat genel anestezi altında tam teşekküllü bir hastanede yapılmalıdır. Tam teşekküllü olmayan kliniklerde yapılması doğru değildir, riskleri arttırır. Kişi ameliyat olacağı sabah aç karnına banyo yapmış olarak hastaneye yatırılır. Ameliyat burun deliklerinin içinden yapıldığından herhangi bir iz söz konusu değildir. Eğer açık rinoplasty yapılıyorsa burun altında belirsiz bir iz olabilir. Ameliyat burnun durumuna göre 30 dk – 1 saat sürebilir. Eğer kişide nefes problemi varsa (devilasyon, et, kemik) estetik ile birlikte bunların düzeltilmesi gerekir. Estetik operasyon ise burun sırtındaki kemik törpülenerek başlanır, eğer burun ucu kalın ise inceltilir düşük ise kaldırılır burun içine tampon, dışına kalıp konarak ameliyata son verilir. Hasta 5-6 saat hastanede yatırıldıktan sonra taburcu ediliyor.

- Burun estetiği, zor bir ameliyat mı?
Usta ellerde çok kolay bir ameliyattır. Eğer ilk ameliyat başarısız olursa
ikinci ameliyat zor, üçüncü ameliyat ise daha da zordur. Bu nedenle doktor seçimi önem kazanmaktadır. İşin uzmanı olan doktorlar seçilmelidir.

- Ameliyat sonrası normale dönüş çok zaman alıyor mu?
Hasta 2 hafta sonra tamamen normal yaşantısına döner.

- Ameliyat sonrası ağrı oluyor mu?
Fazla ağrı olmaz ilk günlerde ağızdan alınan ağrı kesicilerle ağrı önlenir.

- Burun alçısı kaç gün sonra çıkarılıyor?
Çeşitli uygulamalar olmakla birlikte ben 9 – 10 gün sonra çıkarıyorum.

- Ameliyat sonrası yara izi kalıyor mu?
Kalmıyor.

- Estetik kaygılarla ameliyat olmak isteyen hastaların bu isteklerinin temelinde bir takım psikolojik sorunlar olduğunu söylememiz mümkün mü?
Her zaman değil ama bazen olabiliyor ve eğer esas sorun psikolojik ise kişiye psikoloğa ya da psikiyatriste gitmesini öneriyoruz.

- Bu ameliyat pahalı mı, ortalama ne kadara yapılıyor?İstanbul’da 3.000 ilâ 8.000 YTL arasında yapılmakta.

- Burun ameliyatlarında ikinci müdahale riskli midir?
Evet, birinciden daha zordur.

- Estetik yaptırmak isteyenleri hangi konularda uyarmak istersiniz?
Öncelikle beklentiler gerekçi olmalıdır karar verdiklerinde ise en önemli konu doktor seçimidir.

- Estetik operasyon korkusunu yendikten sonra sürekli ameliyat masasına yatmak gibi bir bağımlılık oluşabiliyor mu?

Böyle bir şey söz konusu, şayet böyle bir bağımlılık oluşmuşsa altında psikolojik veya mesleki bir neden olabilir. Örneğin bazı sahne sanatçıları görüntülerine önem vermek zorunda olduklarından daima mükemmeli aramaktadırlar. Bu arayış hastalık derecesine gelmediği sürece normaldir.

- Burun estetiğinde en sık yapılan hatalar nelerdir?
Asimetri, fazla oymak, az oymak (yeterince törpülememek), yapılan burnun yüzle orantılı olmaması.

- Peki güzelleşmek isterken çirkinleşmemek için ne yapmalı?
İsteklerinizde gerçekçi olmalı ve doğru doktoru seçmeliniz.

 

 

 

reklam